15 Aralık 2008 Pazartesi

AWAKE (ANESTEZİ)

Ben bu filmi izlerken çok gerildim. Sanki kendim acı çekiyormuşum gibi geldi. Kurbanlık koyun gibi ameliyat masasına yatmak zaten başlı başına travmatik bir durum. Hayatınızı başkasının ellerine bırakmak, narkozdan çıkar mıyım çıkmaz mıyım endişesi… bir de “anestezik bilinç” durumu yaşamak herhalde insanı çıldırtır. Neyse bu ameliyat mevzularının kasmış olması dışında filmde ilgimi çeken enteresan detaylar vardı. Filmin kahramanı Clay adlı genç anestezik bilinç durumundayken bir yandan da kendi bilincinde yolculuk yapmaktadır. Bir sahnede doktorun odasında yaptıkları bir konuşmaya geri döner. Ve o konuşma esnasında dikkatini çekmemiş olan bir şeyi görür. Duvardaki bir fotoğrafta (resimde bir grup insan vardır) evlendiği kız da vardır. Duvarda bu fotoğrafla beraber pek çok başka şeyler asılıdır ve aslında o odadayken fotoğraftaki kişilere dikkat etmemiştir. Yani anestezi altındayken yaptığı yolculuk aslında hoş bir sembol olmuş. İnsan hayaline bile gelemeyecek detayları aslında kaydediyor ama nedense sadece seçtiklerini hatırlıyor. Bu sembolleştirme ile bu ilginç bilinç altı- bilinç – bilinç üstü durumuna da değinilmiş. Filmdeki bir diğer “hah” dediğim nokta ise Clay’in ölmekle ölmemek arasında seçim yaptığı sahneydi. Evet bunu hep söylüyorum insan o noktada gerçekten bir seçim yapıyor. Tuhaf bir şey bu. İnanmak zor geliyor ama sanırım gerçekten öyle. Bir de annenin görüp önemsemediği bazı detay ve konuşmaları bir anda birbirine bağlayıp sonuca varması da ilginçti. Yani insan aklı bazen büyük şoklar karşısında hiç çalışmadığı kadar hızlı çalışabiliyor. Bir anda tüm veriler bir araya gelip bulmacanın bütününü oluşturuveriyor. Neticede bu bir kurgu, bir film ancak detaylarda ilginç saptamalar ve çok hoş gelen sembolleştirmeler kullanılmış. Filmi bir anda çok farklı bir noktaya taşımış. İzlemek isterseniz, tavsiye ederim.

Hiç yorum yok: